İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Bilim
  3. NASA: Kuzey Kutbu ısınırsa Avrupa’daki sıcaklıklar düşebilir

NASA: Kuzey Kutbu ısınırsa Avrupa’daki sıcaklıklar düşebilir

Büyük miktarda tatlı su artışı Atlantik’e salınabilir ve Batı Avrupa’yı sıcak tutan akıntıların kesilmesine yol açabilir

kuzey Kutbu_800x438

ABD Havacılık ve Uzay Dairesi’ndeki (NASA) bilim insanları, Kuzey Kutbu’ndaki büyük bir okyanus akıntısının sıcaklıkların artmasıyla yön değiştirebileceği, böyle bir değişikliğin son derece soğuk havayı Batı Avrupa’ya getireceği uyarısında bulundu.

Beaufort Döngüsü adı verilen dairesel akım, Arktik Okyanusu’nun batısında, Kanada’nın kuzeyi ve Alaska çevresinde saat yönünde hareket ediyor ve burada doğal olarak eriyen buzlardan, nehir akışından ve yağışlardan tatlı su topluyor.

Bu tatlı su, deniz buzunu daha hızlı eriten tuzlu sudan koruyor ve gezegenin kuzeyini serin tutmaya yardımcı oluyor.

Ancak iklim değişikliği nedeniyle buzların giderek daha hızlı erimesi, akıntının alışılmadık fazla miktarlardaki tatlı suyu alıp havaya bırakması anlamına geliyor, bu da akıntının daha hızlı hareket etmesine ve daha türbülanslı bir hal almasına neden oluyor.

Bilim insanları 12 yıllık uydu verilerini kullanarak, bu dairesel akımın eşi görülmemiş miktarda soğuk tatlı su akışını nasıl dengelediğini ve bu dengenin kısa sürede nasıl bozulabileceğini ölçtü.

Bu okyanus döngüsü, 1990’lardan beri ABD’deki Michigan Gölü’nün neredeyse iki katına denk gelecek miktarda, 8 bin kilometreküp tatlı su biriktirdi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Sicim Teorisi Neden Devam Ediyor?

Nature Communications’da yayımlanan yeni çalışma, tatlı su konsantrasyonundaki bu artışın nedeninin yaz ve sonbahar dönemlerinde yaşanan deniz buzu kaybı olduğunu ortaya koydu.

Kuzey Kutbu’nun yaz mevsiminde uzun süredir eriyen buzları, donmamış denizi Beaufort Döngüsü’nü daha hızlı döndüren ve tatlı suyu akımında hapseden daha fazla rüzgara maruz bıraktı.

Devamlı esen batı rüzgarları da 20 yılı aşkın süredir akımı bir yönde sürükledi, saat yönünde akımın hızını ve boyutunu artırdı ve tatlı suyun Arktik Okyanusu’ndan çıkmasını önledi.

Bu on yıllarca süren batı rüzgarı, rüzgarların daha önce her 5 ila 7 yılda yön değiştirdiği bölge için olağandışı.

Bilim insanları, rüzgarın yeniden yön değiştirme ihtimaline karşı Beaufort Döngüsü’nü yakından takip ediyor.

Eğer yön değişirse rüzgar, akımı saat yönünün tersine çevirerek biriken suyun bir kerede serbest kalmasına yol açar.

Kaliforniya’nın Pasadena kentindeki NASA’nın Jet İtki Laboratuvarı’nda kutup bilimcisi olarak çalışan ve aynı zamanda araştırmanın başyazarı olan Tom Armigate, “Beaufort Döngüsü’nün fazla tatlı suyu Atlantik Okyanusu’na bırakması, potansiyel olarak dolaşımını yavaşlatabilir. Bu durumun yarımküre genelinde, özellikle Batı Avrupa’da etkileri olacak” dedi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  NASA, aya iniş projelerinde Japon uzay ajansı ile birlikte çalışacak

Bunun nedeniyse Arktik Okyanusu’ndan Kuzey Atlantik’e büyük miktarlarda salınan tatlı suyun, çok önemli diğer okyanus akımı sisteminin üzerinde büyük bir etki yapabilmesi.

Tatlı su, tuzlu sudan daha az yoğun, dolayısıyla bilim insanları binlerce kilometreküp tatlı suyun birden salıverilmesinin “Atlantik meridyonel devinim sirkülasyonu” diye bilinen mevcut sisteme müdahale edebileceğinden korkuyor.

Bu sistem, Atlantik’in üst katmanlarındaki ılık, tuzlu suyun kuzeye doğru, soğuk ve derin suların da güneye doğru akışı nedeniyle Batı Avrupa’yı ılıman tutuyor.

Bu döngüdeki değişiklikler ayrıca birçok ekosistemin bağlı olduğu okyanustaki organizmaların hareketini de etkileyebilir.

Araştırmanın yazarlarından NASA’nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde kutup bilimcisi Alek Petty, “Körfez Akımı’nın kapanmasını ummuyoruz ancak etkilerini bekliyoruz. Beaufort Döngüsü’nü çok yakından izlememizin sebebi bu” dedi.

Bilin insanları, sonuçların “iklim değişikliğinin etkisiyle deniz buzları ortadan kaybolurken, rüzgar ve okyanus arasında hassas bir denge ortaya koyduğunu” belirtti.

Dr. Petty, “Bu çalışma, denizlerdeki buz kaybının iklim sistemimiz üzerinde henüz keşfettiğimiz çok önemli etkileri olduğunu gösteriyor” ifadesini kullandı.

Yorum Yap